Kur'n'da ismi geçen Beni
İsrail peygamberlerinden biri.
Hz. Yûsuf Kurân'da adı geçen peygamberlerden birisi olup, Yakub
Peygamber'in oğludur. Nesebi Hz. İbrahim'e kadar varır.
Kur'ân-ı Kerîm'de kendi adını taşıyan bir sûre vardır. Tamamı 111
âyet olan bu sûrenin 98 âyeti (4-101) Hz. Yûsuf'tan bahseder. Bu
âyetlerde anlatıldığına göre Hz. Yûsuf'un hayat hikâyesi özetle
şöyledir:
Hz. Yûsuf'un on bir tane erkek kardeşi vardı. Yûsuf fevkalâde güzel
ve son derece zekî idi. Babaları Hz. Yakub en çok Yûsuf'u seviyordu.
Bu sevgiyi ağabeyleri kıskanıyorlardı.
Yûsuf (a.s) bir gece rüyasında on bir yıldızın, güneş ve ayın
kendisine secde ettiklerini gördü. Bu rüyayı babasına anlattı.
Babası rüyanın, Hz. Yûsuf'un büyük bir adam olacağına işaret
olduğunu anladı ve Yûsuf'a rüyasını ağabeylerine anlatmamasını
tembihledi. Ancak, ağabeyleri bundan haberdar oldular ve Yûsuf'u
öldürüp bir yere atmayı planladılar. Babalarından izin alarak, gezip
eğlenmek bahanesiyle Yûsuf'u alıp kırlara,götürdüler. Onu bir kuyuya
attılar, gömleğini da kana bulayarak, "Yûsuf'u kurt kaptı" diye
babalarına yalan söylediler.
Kuyunun yanından geçmekten olan bir kafile Yûsuf'u buldu ve köle
olarak satmak üzere alıp, Mısır'a götürdüler. Orada az bir fiyatla
onu Azîz (maliye bakanı)'e sattılar.
Azz'in hanımı Yûsuf'a göz koydu. Onu kendisiyle beraber olmaya
çağırdı. Yûsuf (a.s) bunu kabul etmeyince, ona iftira edip kocasına
şikayet etti ve hapse attırdı.
Hz. Yûsuf senelerce hapiste kaldı. Orada hükümdarın şerbetçisi ve
aşçısı ile tanıştı. Onların gördükleri dünyaların yorumunu yaptı.
Birisinin, kurtulup efendisinin hizmetine
devam edeceğini, diğerinin
ise öldüreceğini söyledi. Sonunda dediği çıktı. Hz. Yûsuf,
kurtulana, kendisini efendisinin yanında anmasını istedi.
Hükümdar bir gece rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği
yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kuru başak gördü. Bu rüyanın
yorumunu yaptırmak istedi. Hz. Yûsuf'un rüya yorumu yaptığını
öğrendi ve onu hapisten çıkarıp, rüyasını anlattı. Hz. Yûsuf, yedi
sene bolluk olacağını, peşinden gelen yedi senenin ise kıtlıkla
geçeceğini söyledi. Bunun üzerine hükümdar, Hz. Yûsuf'u maliye
bakanlığına getirdi. Yûsuf (a.s) bolluk yıllarında bütün ambarları
zahire ile doldurttu; kıtlık yılları gelince bu zahireyi halka
dağıtmaya başladı. Aynı kıtlık, Hz. Yûsuf un babasının memleketi
olan Ken'an diyarında da yaşandı.
Yûsuf (a.s)'un kardeşleri de zahire almak için iki kez Ken'an
ilinden Mısır'a geldi. Sonunda Yûsuf (a.s) kardeşlerine kendini
tanıttı ve onları affettiğini belirterek, "Bugün azarlanacak
değilsiniz, Allah sizi bağışlar, o merhametlilerin merhametlisidir"
(Yûsuf, 92) dedi. Yûsuf (a.s), babası, annesi ve kardeşlerinin
tamamını Mısır'a davet etti.
Ailesi Mısır'a vardığında Yûsuf (a.s) anne ve babasını tahta
oturttu; diğer onbir kardeşi ise Hz. Yûsuf'un önünde eğildiler. O
zaman Yûsuf (a.s); "Babacığım, işte bu vaktiyle gördüğüm rüyanın
çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin
arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren
Rabbim, bana pek çok iyiliklerde bulundu. Doğrusu Rabbim, dileğine
lütufkardır. O şüphesiz, bilendir, hâkimdir" (Yûsuf,100) dedi. Bu
şekilde İsrail oğulları, Filistin'den Mısır'a gelip yerleşmiş oldu.
Bir süre sonra Yakub (a.s) vefat etti. Yûsuf (a.s), Allah Teâlâ'ya
şöyle münacatta bulundu: "Rabbim, bana hükümdarlık verdin, rüyaların
yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratanı! Dünya ve âhirette
koruyanım sensin! Benim canımı, Müslüman olarak al! Ve beni iyilere
kat!" (Yûsuf, 101). Yûsuf (a.s)'un hayat hikayesi Kur'ân-ı Kerîm'de
"Ahsenü'l-Kasas, Kıssaların en güzeli" ünvanını aldı. Pek çok
olayları içeren bu hayat hikâyesi için Allah Teâlâ şöyle buyurdu:
Ândolsun ki, Yûsuf ve kardeşlerinin olayında, soranlara nice
ibretler vardır" (Yûsuf, 7).
Yûsuf (a.s)'un defnedildiği yer, rivâyetlere göre, İbrahim (a.s)'in
medfun bulunduğu Kudüs yakınlarında Halilü'r-Rahman kasabasındadır.